Followers

6 Nisan 2012 Cuma

Jeux D'enfants - Love me If You Dare (2003)

Yann Samuel tarafından yönetilen ne idüğü belirsiz film. Evet gerçekten ne dram ne komedi ne romantik film diyebiliyorum. İki manyakla ve bir oyun ilerleyen bir film bu ve ortada da bir kutu; 
Film iki çocuğun bu kutu üzerine "Var mısın yok musun" yani filmdeki haliyle "Cap ou pas cap?" sorusu ile kutuya sahip olmaya çalışarak birbirlerine istediklerini yaptırıyorlar ve evet olay burada kopuyor. Bu iki manyak insan dile getirilmeyen ama mini mini hücrelerinize kadar işleyecek bir aşk yaşıyor bu kutu ile. Evet garip geliyor ama öyle ve gerçekten sevişmeden böyle ateşli aşk olur dedirtiyor insana. Filmde birbirlerine aşık olan iki karakter biri Sophie yani Marion Cothillard ve Julien ise Guillaume Canet. İkisi de birbirlerine çok uyum sağlamışlar. Sophie'nin hırslı, ateşli, şeytani bakışları ve Julien'in bir şeyler anlamaya çalışan, geçmişe hapsolmuş, ne yapması gerektiğini düşünen karakteri ile -cuk- oturmuş. Filmde "La vie en rose" nin bütün versiyonları çalınıyor farklı kişilerden farklı tınılardan ama en güzeli Edith Piaf'ınkinin çalındığı sahne idi. Filmin en başından sona doğru bütün öpüşme sahneleri ki bence çook güzel düzenlenmiş;
Film hakkında çok konuşup, çok farklı şekillenen, bildiğimiz bir çok filmden farklı bir çok kişinin "Amelie" ye benzettiği ama bence pek benzemeyen bir film, izlenesi kesinlikle.
En sevdiğim replikleri;

Julien'ın 10 yıl görüşmediği Sophie'den tekrar haber alıp yaşadığı heyecanlı dakikalarda kafasından geçen onda şey;

'sophie was back in the game! pure, raw, explosive pleasure! better than drugs, better than smack! better than a dope-coke-crack-fix-shit-shoot-sniff-ganja-marijuana-blotter-acid-ecstasy! better than sex, head, 69, orgies, masturbation, tantrism, kama sutra or thai doggy-style! better than banana milkshakes! better than george lucas's trilogy, the muppets and 2001! better than emma peel, marilyn, lara croft and cindy crawford's beauty mark! better than the b-side to abbey road, jimmy hendrix and the first man on the moon! space mountain, santa claus, bill gates' fortune, the dalai lama, lazarus raised from the dead! schwarzenegger's testosterone shots, pam anderson's lips! woodstock, raves... better than sade, rimbaud, morrison and castaneda! better than freedom, better than life!''
*want to add something- better than everything. =)

'friends are like eyeglasses. they make you look smart, but get scratched and then bore you. luckily, sometimes, you get super cool glasses.'




en iyisini en sona sakladım;
tanrı julien ve sophie'yi cennetten kovarken bir nutuk çekiyor onlara;
kaç kez söyledim size. bu son ikazım. artık cenneti unutabilirsiniz. şimdi kıvılcımlar sıçrayacak. sen, tatlı sophie, sancılar içinde çocuk doğuracaksın, yüksek topuklu giyip, sürekli perhiz yapacaksın. selülit sorunu, yüz gerdirme, estetik ameliyatlar. yemekler pişireceksin. daha bitmedi. devamı var. ve sona yavrum, en kötüsünü sakladım. işkenceler. dinozorlar ve yanardağlar. godzilla.. liz taylor.. hitler.. ölü kızılderililer.. gürültülü çamaşır makineleri.. yağ kayganlığı; ama hepsinden ziyade... anneler, güzel ve hasta....

En iyi "La vie en Rose şarkıları için"
Fragmanı için de buradan izleyebilirsiniz.
                          

Not: Filmde Julien'in annesi hastanedeyken eğer şu kadar parke daha atlarsam anneme bir şey olmayacak diyor ve başarıyor. Aynısını ben küçükken annem hastanede iken yapmıştım ve ben de başarmıştım. Ama annem hala yaşıyor bu sahnesi beni çok kötü etkilemişti belki de o yüzden filmi 9 kere izledim ve her birinde ayrı etkilendim.


7 yorum:

  1. Hayranı çoktur bu filmin, ben izlememiştim geçen seneye kadar ama o kadar çok duydum ki dayanamayıp izlemiştim. Sevdin mi dersen? Iıı pek değil :) Ama oyuncuları çok beğendim, çok tatlılardı :)

    YanıtlaSil
  2. ben hikayenin ilerleyişini ve değşik bir aşk olarak beğenmiştim ama devasa bir film değil tabii ki=)

    YanıtlaSil
  3. Ben ilk izlediğimde vurulmuştum bu filme. "Oltada balık Çantada Keklik" diye türkçeye çevrilmiş "Shooting Fish" isimli bir ingiliz yapımı filmi de o zamanlarda izlemiştim. Tavsiye ederim :)

    YanıtlaSil
  4. hemen aldım listeye çook teşekkür ediyorum öneri için de =)

    YanıtlaSil
  5. Aaah aaaahhh bu posta bakarken bile tüylerim diken diken oldu :) Bana göre en güzel aşk filmlerindendir ve en farklısı ... Hele finali muhteşem ve baya gerçekdışıydı !

    YanıtlaSil
  6. benim içinde aşk deyince aklıma La vie en rose geliyor ve dolaylı olarak bu film =)

    YanıtlaSil
  7. beyler ve bayanlar tehlikeli aşk diye bi film daha var oda çok sağlam bir aşk filmidir izlemediyseniz kesinlikle tavsiye ederim :)

    YanıtlaSil